7 Aralık 2018

Dermalogica // Special Cleansing Gel



Dermalogica Special Cleansing Gel bir Dermalogica alışverişinin hediyesi olarak elime geçmişti. Deluxe boy olmasına rağmen kıvamı yoğun olduğundan birkaç ay rahatlıkla kullanılabilecek bir miktardı. Ben de bir süredir temizleme jeli olarak bunu kullanıyordum ve bitince vakit kaybetmeden hakkındaki fikirlerimi aşağıya ekledim.  

4 Aralık 2018

Foreo mu Clarisonic mi ?

Cilt bakımı ile yakından uzaktan azıcık ilgili iseniz her ikisinin ismini de duymuşsunuzdur mutlaka. Clarisonic de Foreo da aynı prensip ile yani sonik titreşimler ile çalışan yüz temizleme cihazları esasen. Çalışma prensipleri gibi belirgin bir ortak özellikleri daha var, oldukça pahalı olmaları :/

Dolayısı ile almadan önce biraz düşünmek ve aldıktan sonra da hakkını vermek için uzun yıllar kullanmak gerekiyor. Benim elimde her ikisi de var, uzunca süredir kullanıyorum  ve artıları eksileri ile bir karşılaştırma yazısı için hazırım. 


Öncelikle her 2 cihazın da kataloglarında belirttikleri özelliklerini ve fiyatlarını ayrıntılı olarak yazdım, en sonda ise ikisinin bana göre artıları ve eksilerini okuyabilirsiniz.

13 Kasım 2018

Bitenler // Kasım 2018


Uzun zamandır elimde sürünen ürünlerin bir kısmını da atılacakların içine ayırınca kocaman bir bitenler sepeti oldu yine, hemen başlıyorum;

1 Kasım 2018

Can Sıkıcı Saç Dökülmesi Mevzusu


Can sıkacak şekilde aşırıya kaçan saç dökülmesi mevzusu ile ilgili yazacaklarım birikti uzun süredir. Öncelikle belirtmeliyim ki genelde hep kuaförlerden "off çek çek bitmedi bu fön" manasına gelen "ay ne kadar gür saçların maşallah, ne güzel" lafını duyan bir insandım. Ben hiç bir zaman saçlarımın gür olmasından şikayetçi olan bir insan olmadım, kuaförler mi nazar değdirdi anlamadım :D

16 Ekim 2018

Bitenler // Ekim 2018

Bitenler // Ekim 18
Yine kullanılmadan çöpe gitmek durumunda kalan birkaç ürün var maalesef ama onları göz ardı edersem az ama öz ürünler bitti bu ay. 


15 Ekim 2018

Mac Cosmetics // Retro Matte Likit Rujlar // Topped With Brandy, So Me, Back in Vouge, Lady Be Good ve Brunt Spice.



Mac `in Retro Matte serisinin likit rujlarını yapı olarak oldukça başarılı buluyorum. Rengini çok güzel veriyor ve oldukça opak. Açık renkleri dahil tek katta dudağı örtüyor. Hızlı bir şekilde kuruyup sabitleniyor. Kalıcılıkları "Sabah sürdüm akşam hala duruyor" mertebesine yakın. Günün yarısını çok rahat bir şekilde çıkartıyorlar. Nude renkleri 8 saaati zorluyor ama koyu renkler silinmeye başladığında rahatsız edici gözüküyor ve tazelemek gerekiyor. Yapıları isimden de anlaşılacağı üzere mat fakat sürüm sırasında da kuruduktan sonra da, dudakta rahatsız edici bir kuruluk hissiyatı bırakmıyor.  Tabii kremsi yapıda bir rujun sağladığı konforu ve pürüzsüzlüğü beklememek gerekiyor. 


Topped With Brandy// So Me // Back in Vouge // Lady Be Good // Burnt Spice
Bendeki renkler soldan sağa; Topped With Brandy, So Me, Back in Vouge, Lady Be Good ve Brunt Spice.

Bunlar tek kat uygulanmış halleri, dolayısı ile dudakta da aynı bu yoğunlukta ve opaklıkta duruyor. Özellikle soldan 1. ve 2. renk swatch`da göründüğünden daha iddialı (daha koyu ve daha soluk) durdu bende. Dolayısı ile günlük olarak sıklıkla tercih edeceğim renkler değiller. Kullanması en rahat olanı Brunt Spice olduğu için favorim o şimdilik. 

Bu serideki renklerin çoğu iddialı renkler ve gözünüzde canlandırdığınız gibi durmama ihtimali yüksek. O yüzden deneyerek almakta fayda var. Ben yapı olarak 5 rengi de aynı ve başarılı buldum fakat Mac`in kendi sitesine baktığımda bazı renkleri ile ilgili hem kalıcılık hem örtücülük probleminden yakınan bir-iki kişi olmuş, onu ekleyeyim. 

Son olarak;
Mac Retro Matte Likit rujlar 5ml ve şu aralar 95TL civarında, Cruelty Free etiketi yok (hayvanlar üzerinde test yapıyor)

İçerik listesi de aşağıdaki gibi;
Isododecane, Dimethicone, Trimethylsiloxysilicate, Polybutene, Petrolatum, Cyclohexasiloxane, Kaolin, Disteardimonium Hectorite, Beeswax / Cera Alba / Cire D'abeille, Silica Dimethyl Silylate, Tocopherol, Persea Gratissima (Avocado) Oil, Cyclopentasiloxane, Glyceryl Behenate / Eicosadioate, Tin Oxide, Propylene Carbonate, Caprylyl Glycol, Hexylene Glycol, Flavor (Aroma), Phenoxyethanol. May Contain: Mica, Titanium Dioxide (CI 77891), Iron Oxides (CI 77491), Iron Oxides (CI 77492), Iron Oxides (CI 77499), Blue 1 Lake (CI 42090), Carmine (CI 75470), Red 6 (CI 15850), Red 28 (CI 45410), Red 30 (CI 73360), Red 7 Lake (CI 15850), Red 22 Lake (CI 45380), Red 28 Lake (CI 45410), Red 30 Lake (CI 73360), Red 33 Lake (CI 17200), Yellow 5 Lake (CI 19140), Yellow 6 Lake (CI 15985).

1 Ekim 2018

The Ordinary // Hyaluronic Acid 2% + B5




Geçtiğimiz yıllarda hızla popüler olan ve yine aynı hızla, deyim yerindeyse eline yüzüne bulaştıran The Ordinary (Deciem) markasından birkaç tane ürün satın almıştım zamanında. Eline yüzüne bulaştırmaktan kastım, markanın kurucusunun geçen yıl sergilediği dengesiz ve profesyonellikten çok uzak davranışlar silsilesi. Bilmeyenler için o hikayeyi de şurada arıntılı şekilde anlatmıştım. 

Denediğim ürünlere gelirsek, içinde hem kullanıp sevdiklerim hem de kullanamayıp elimden çıkarttıklarım var.  Hyaluronik asit ise denediğim Ordinary ürünleri içinde tartışmasız en memnun kaldığım oldu sanıyorum.

Hyalüronik Asit nedir ? Ne işe yarar ?
Hyalüronik asit  de son birkaç yılda popülerlik kazandı sanki. Dolayısı ile artık çoğumuz ne olduğunu ve ne işe yaradığını gayet iyi biliyoruz ama yine de bilmeyenler ya da yeni başlayanlar için yazalım. Hyalüronik asit (HA) vücutta kendiliğinden bulunan ama yaşa ve çevresel faktörlere bağlı olarak azalan bir madde. Temel esprisi ise su tutma kabiliyetinin çok yüksek olması.  bir gram HA`nın yaklaışk olarak altı litre su tutabildiği söyleniyor.  Nemli bir cilt ise anti-aging için temel yapı taşı bildiğiniz gibi. Dolayısı ile daha canlı, daha elastik, daha yumuşak ve daha genç bir cilt vaad ediyor.
İşin güzel tarafı ise ismi asit olmasına rağmen pH`ı düşük olmadığı için cildi irrite edici bir madde olmaması. Yüz yıkama jellerinde, göz kremlerinde, nemlendiricilerde vs birçok ürünün içinde kullanıldığı gibi bu şekilde serum formunda da satılıyor.


13 Eylül 2018

DECIEM`in Garip Hikayesi

Brandon Truaxe, DECIEM şirketinin kurucusu

Tüm dünyada bir anda popülerleşen, dolayısı ile etkisi bize de gelen The Ordinary ürünleri ile ilgili  kapsamlı bir yazı yazmak istiyordum uzun zamandır ama önce The Ordinary markasının ait olduğu DECIEM`in kısa sürede yükseliş ve ardından gelen sapıtma hikayesinden bahsetmek istiyorum. 

Deciem 2013 yılında Brandon Truaxe tarafından kurulmuş bir firma. 10`dan fazla alt markası ile cilt bakımı, makyaj, saç ve vücut bakımı, gıda takviyesi gibi kategorilerde üretim yapıyor. Deciem`in en bilinen alt markalarından bazıları;

NIOD
HYLAMIDE
THE CHEMISTRY BRAND ve tabii ki
THE ORDINARY

14 Ağustos 2018

Bitenler // Ağustos 2018


Uzunca bir aradan sonra bitenler yazısı;

Boş ambalajlar o kadar fazla birikti ki, her daim kullandığım şampuan ve duş jeli gibi büyük boy olanların bir kısmını fotoğraflar için bekletmeden attım bile.

Calvin Klein 2 / ck2 EDT; bu unisex bir koku, ben de seviyorum, eşim de seviyor, o yüzden birlikte kullanıyorduk. Bence ağır olmayan, hoş bir kokusu var. Kalıcılığı da çok kötü değil. Her ikimiz de kullandığımız için özellikle tatile giderken bu küçük boy iyi oluyordu. Bir tane de büyük boyu var şu an elimizde, bitince başka Burberry Brit Rthim`e geri dönerim heralde.

Calvin Klein One Shock EDT; bu siyah şişe erkek versiyonu, bir de beyaz şişesi var kadın versiyonu. Bizim Murat`la çok eskiden birer tane alıp çok beğendiğimiz kokulardı fakat kalıcılıkları çok çok az. Yine de bir fiyatı uyguna denk gelirse nostalji olsun diye alıyoruz arada.

Apivita Pink Clay Maske; bu markanın birkaç maskesini çok severek kullanıyorum ama pembe maskenin bir özelliğini göremedim, aksine çok hafif ve etkisiz geldi bana. Bu markadan sevdiğim asıl maskeleri favori maskelerim yazısında bulabilirsiniz.

13 Nisan 2018

Çok Sevdiğim 3 Maske


Tüketim hızım ile alma hızımın orantısızlığının tavan yaptığı ürün gruplarından birisi de maskeler. Kullanımı günlük değil haftada 1-2 olduğu için çok yavaş tüketilen ürünler olsa da, yeni maskeler almaktan, denemekten geri durmuyorum hiç bir zaman. 

Çokça maske denemiş birisi olarak bu zamana kadar en çok sevdiğim ve gözüm kapalı tavsiye edebileceğim 3 tane maske var. 

Apivita Face Mask with Propolis;  Kil maskesi olduğu için oldukça güzel arındırıp, yağı dengeliyor ama bir yandan da oldukça yumuşak bir yapısı var. Hem kullanım sırasında klasik kil maskeleri kadar germiyor hem de sonrasında da sıfıra yakın bir gerginlik bırakıyor. Anahtar içerikleri Propolis (antibakteriyel), Panthenol (yumuşatma, nemlendirme), E vitamini ve Organik yeşil çay suyu (Antioksidan). Yağlı ciltler için önerilmiş bir maske olmasına rağmen, kullanım sonrasında bariz bir gerginlik ve kurutma bırakmadığı için ihtiyaç duyan her cilt tipi için kullanılabilir olduğunu düşünüyorum.

Apivita Face Mask with Royal Jelly; Sıkılaştırma ve nemlendirme vadediyor bu maske. Bunun anahtar içerikleri de arı sütü (sıkılaştırma), organik zeytin yağı, shea yağı, bal (nemlendirme), E vitamini, yeşil çay suyu (antioksidan). "Ohh kullandım cildim sımsıkı oldu" gibi uç noktada değil tabii ki ama cildimi daha derli toplu hissediyorum kullandıktan sonra. Maskenin ne işe yaradığını bilmeden kullansam sıkılaştırıcı maske olduğunu tahmin edebilirim yani. Nemlendirme maksadıyla koydukları içerik de oldukça iyi iş çıkartmış çünkü çok hoş bir yumuşaklık bırakıyor ciltte. Öyle ki o his kaybolmasın diye üzerine nemlendirici vs bir şey sürmek istemiyorum uzun süre. Her cilt tipinin kullanımına uygun olduğu belirtilmiş, ben de öyle düşünüyorum. 

Korres Grapefruit Instant Brightining Mask; Bu maskenin vaadi de anında aydınlatmak. Bence vaadini de çok güzel yerine getiriyor. Kullandıktan sonra gözle görülür bir berraklık ve aydınlık bırakıyor ciltte. Hatta rengim 1 ton açılmış gibi hissediyorum neredeyse -ama kalıcı bir etki değil tabi-İsminde sadece greyfurt geçse de, portakal, elma suları ve kuşburnu yağı içeriği ile C vitamini yönünden zenginleştirmişler. Argan yağı ve Shea yağı da içerdiğinden kullanımı konforlu, klasik maske formunda ve herhangi bir irritasyona sebep olmuyor.

Apivita ve Korres markalarının ikisi de Yunanistan markası fakat Avrupa`da da yaygın olarak bulunabiliyorlar. Hem markaların %90 civarında doğal içerikli olması hem fiyatlarının uygun olması -dövizi TL`ye çevirmezsen tabi- zaten ürünleri çekici hale getiriyor fakat özellikle bu 3 üründen oldukça memnunum ve devamını almaya çalışıyorum. Bir şekilde denk gelirseniz mutlaka alıp deneyin derim.