9 Şubat 2018

Favorilerim // Nemlendiriciler


Yakın zamana kadar çok fazla nemlendiriciye düşkün bir insan olmadığımı hatta kullanımını aksattığımı itiraf etmem lazım. Fakat son birkaç ayda ne olduysa cilt tipim yağlıdan normale hatta zaman zaman kuruya dönmeye başladı. Dolayısı ile nemlendiricilere ve nem maskelerine daha alıcı göz ile bakmaya başladım. Şu an elimde olan nemlendiriciler -maskeler de dahil- bunlar. 


5 Şubat 2018

Favorilerim // Makyaj Temizleyiciler


Elimdeki ürünleri toparlayıp kısa kısa bahsettiğim yazılardan bolca olacak Şubat ayında blogda. Bugünün konusu da makyaj temizleyiciler. Makyaj temizleme adına elimde olanların hepsi bunlar şu sıralar. Burada olmayan ama sevdiğim iki ürün daha var, onları da yazacağım aşağıya. 

Estee Lauder Take It Away; losyon şeklinde beyaz bir temizleyici, genel olarak süt/losyon şeklinde olan temizleyicileri oldum olası sevmediğim için bunu da bitsin diye kullanıyorum. Performansı ortalama bana göre. 200ml/155TL

Dermalogica Precleanse; yağ şeklinde bir temizleyici, çok severek kullanıyorum. Az bir miktarı ne var ne yok temizlemeye yetiyor ve su ile durulandığında herhangi bir yağlı hissiyat ya da kalıntı bırakmıyor. Elimde tam boyu yok maalesef, bir alışverişte hediye gelen bu seyahat boyu var. Hem cilt hem de göz makyajını güzel temizlediği ve pamuk vs gerektirmediği için çok kurtarıcı oluyor, seyahatlere saklıyorum ben de. 150ml/230TL

24 Ocak 2018

Favorilerim // Peelingler


Peeling ve maske cilt bakımında en sevdiğim kalemler sanıyorum, her ne kadar cildi çizdiği vs söylense de, her türlüsünü seviyorum peelinglerin. Elimde şu an bu peelingler olmasına rağmen çok daha fazlasını denemiş ve bitirmişimdir. 

Şu an elimde olanların içinden en sevdiklerimi ise bir alt fotoğrafta görebilirsiniz.


Dermalogica Daily Microfoliant; bu zaten kendini ispatlamış bir ürün biliyorsunuz. Sevmeyeni yok gibi. En belirgin özelliği incecik toz formunda olması. Kullanacağınız sırada avucunuza az bir miktar döküp sulandırıyor ve öyle uyguluyorsunuz. Bence bu kadar sevilmesinin sebebi yapısının çok nazik olması, günlük kullanıma ve her cilt tipine uygun olması. Eskiden toz Vim vardı hatırlar mısınız bilmem. Bana onu çağrıştırıyor biraz. Kişisel fikrime gelecek olursak; evet ben de severek kullanıyorum ama mucize yaratacak bir ürün değil. Bittiğinde koşa koşa yenisini almam, bütçemin uygun olduğu ya da ürünün indirime girdiği bir zaman tekrar alabilirim. Satış fiyatı genelde 350TL civarında.


18 Ocak 2018

LR Aloe Vera Ürünleri Yorumlarım


LR markasına ait Aloe Vera ürünlerini görmüşsünüzdür mutlaka, hatta şimdilerde serinin adı Aloe Via olarak güncellenmiş sanıyorum Ben de uzunca zaman önce şirkete üye olup böyle kalabalık bir paket satın almıştım. Yeni üyelik ile alınca hem fiyatı oldukça avantajlıydı hem de yeni ürünler denemiş olurum diye düşünmüştüm.

LR Health & Beauty 1985 yılında kurulmuş bir alman firması ve doğrudan satış prensibi ile çalışıyor. Yani tıpkı Avon, Oriflame gibi, üye olan birisine sipariş veriyorsunuz. Üye olan kişi katalog fiyatından belli bir yüzde daha uyguna aldığı için kazanç sağlıyor. 

Özellikle 3-5 ay öncesine kadar bir LR furyası almış başını gidiyordu. Benim algılamam mı bu şekilde oldu yoksa bana katılır mısınız bilmem ama her köşebaşından LR tanıtımı yapan birileri fırlıyordu sanki. Bu durumun temelde 2 sebebi var;

12 Ocak 2018

Yıl Sonu Temizliği // Cilt Bakımı


Bir iki hafta önce elimdeki bütün cilt bakım ürünlerini ortaya döküp yeniden bir düzenleme ve eleme yapmak istemiştim. Banyo dolaplarında, buzdolabında, çekmecenin derinlerinde ve kullanımda olan bütün cilt bakım ürünleri bunlarmış. 

Normalde ilk fırsatta kullanacaklarım ve yeni aldıklarım şeklinde ikiye ayrılmış olarak saklıyordum. Fakat yeni aldıklarım dediğim grup sürekli göz önümde olmadığı için zaman içinde elimde ne var ne yok unutup yeniden benzer ürünlerden aldığım çok oldu. Hatta bir ara işi biraz abartıp online tablo oluşturmuştum google üzerinden :D Elimdeki ürünlerin isimlerini ve ne zaman açtığımı yazıyordum. Sözde yeni alışveriş yaparken hemen o tabloyu açıp "aa elimde çok tonik varmış almayayım" diyecektim. Ama tahmin edeceğiniz üzere tutmadı tabii. 

8 Ocak 2018

Bitenler // Ocak 2018


Geçen hafta kökten bir temizlik yapmıştım. Kullanım tarihleri geçmişleri ya da bir türlü kullanamadıklarımı ayırıp buraya ekleyince hayli kalabalık bir bitenler yazısı oldu.

Clinique 7 day Scrub; zamanında severek kullanıyordum ama çok uzun zamandır kullanmadım. Bu seyahat boy olduğu gibi dolu ama üretim tarihi oldukça eski olduğundan çöpe gidiyor.

Caudalie Köpük Temizleyici; yüksek beklenti ile aldığım bir üründü ama beni hiç tatmin etmedi, iyi ki küçük boymuş elimdeki.

Andalou Naturals Acai White Tea Nemlendirici; çok beğendiğim bir nemlendirici ve yine beğendiğim bir marka omasına rağmen sıra gelmemiş ve yazık olmuş. Kozmetiğin gümrüğe takılmadan sorunsuz geldiği zamanlardan kalma, bir hayli eski artık. Kokusunda ve yapısında bir değişiklik de yok gibiydi ama yine de riske atmak istemediğimden içim acıyarak çöpe attım.

4 Ocak 2018

Shiseido Waso // Quick Gentle Cleanser Yorumlarım


Shiseido yakın sayılabilecek zamanda WASO adı altında yeni bir seri çıkarttı biliyorsunuz. WASO serisinin özelliği nedir diye baktığımızda "geleneksel japon mutfağından esinlendiği ve  havuç, bal, tofu gibi belli başlı malzemeleri anahtar olarak kullandığı, içeriklerinin doğadan geldiği, alkol, sabun, mineral, paraben içermediği" belirtilmiş firma tarafından.


Yani WASO serisi temiz ve doğal içerikli, gücünü doğadan alan ürünler algısı ile satışa sunuldu özet olarak. Ben de bal ve arı sürü ekstraktları ile formüle edilmiş quick gentle cleanser bal özlü 2`si bir arada temizleyiciyi satın aldım ve bir süredir deniyorum.

2 Ocak 2018

Yeni Yıl Kararları ♥



Bir yılı daha devirdik, hayırlı olsun. 

2017`nin son günlerinde klasik karar almalar, hedef koymalar vs bir yana ben biraz aklımı boşaltmak istedim ve son hafta hemen hiçbir şeye kafa yormadım, yetişmesi gereken işleri de bir yana bıraktım. Çünkü genelde şöyle oluyor; kafamda bu hafta yapılması gereken 100 birimlik iş oluyor. Ben genelde 5-10 birimini yapabiliyorum ama yapamadığım 90 birimin yorgunluğunu taşıyorum. "Ah yetişmeyecek, tüh bu hafta da olmadı" nidaları havada uçuşuyor. 

Aralığın son haftası zihinsel dinlenmeyle geçince yeni yıl kararları da bu haftaya kaldı. Aslında bir yanım planlı olmayı, hedef koymayı, yapılanlara tik atmayı çok seviyor ama bir yanım da bu planlama ve plana yetişme halinin yorucu olduğu söylüyor. 

Bu yüzden 2018 hedeflerimden ilki;

Daha küçük hedefler koymak, daha gerçekçi planlar yapmak!
Hedefi büyük tutup olmadı diye moral bozmak yerine, olma ihtimali yüksek daha minimal hedefler ile mutlu olmak. Hiçbir işe yetişemiyorum kafasından çıkmak. Gidince evi şöyle bir güzel temizleyeyim değil de, ortalığı bir toplayayım, yarın da süpürge tutarım gibi. Bu ay 3 tane kitap bitireceğim değil de, her gün en az 15dk kitap okuyacağım gibi mesela.


İkinci önemli karar;

Zaman yönetimi!
Sadece yapılacakları yetiştirmek adına değil, daha kaliteli vakit geçirmek adına da önemli bir hamle. Bu noktada işe beni gün içinde en çok oyalayan şeylerin neler olduğunu bulmakla başlıyorum. Hemen hepimize tanıdık gelecek suçlular; telefon, çene çalma ve televizyon. Gün içinde instagramda çok fazla vakit harcıyorum farkında olmadan. Bunun önüne geçmek için takip ettiğim hesap sayısını azalttım, yine aynı şekilde zırt pırt mail-sms gelmesin ve dikkatim dağılmasın diye bir sürü reklam engellemesi yaptım, duyuru listelerinden çıktım. Gün içinde belki 1 saati telefonsuz geçirmek de hedeflerim arasında.

İş yerinde kalabalık bir odada oturduğum için gün içinde ister istemez sohbet muhabbet ortamı oluyor, gelen giden derken yapman gereken işe odaklanmak bazen imkansız bir hal alıyor. Bunun için henüz işe yarar bir çözümüm yok maalesef. İlk akla gelen şey bir kulaklık ve müzik fakat müzik dinlerken çalışmayı sevmiyorum. Odaklanmaya çalışmaktan başka çare yok gibi şimdilik.

Televizyon konusu da tam bir baş belası bizim için. "İzlemesek de sesi olsun" grubundanız karı koca, dolayısı ile geceleri hep açık oluyor. Gerçekten izlemesek de dikkat dağıtmaya yetiyor. Bunun için de en azından haftada 1 akşam televizyonu hiç açmama kararı aldık. Televizyonu açmayıp kitap okumak olabilir, dergi okumak olabilir, iş yapmak olabilir, kafa dinlemek olabilir hatta bilgisayar ile ilgilenmek de olabilir sadece TV o gece kapalı olsun yeter.

Üçüncü karar ise;

Minimalizm!
Durun hemen gülmeyin! Tam manasıyla minimalizm benim harcım değil. Öyle "ben minimalist oldum anne" demekle de hemen olabilen bir şey değil. Derdim, baktığımda beni yoran fazlalıklardan kurtulmak ve yeni fazlalıklar oluşturmamak. Evimin rafları çekmeceleri o kadar kalabalık ki unutulduğu için çöpe giden Pringles oluyor (ona çok acımıştım). Bir paket çerez bitmeden yenisi alınıyor ve açılıyor, bir cilt bakım ürünü bitmeden yenisi açılıyor eskisi aylarca kenarda kalıyor. Kilo verince giyilir giysileri alınıyor ve rafları dolduruyor ama kilo verince kutlamak için yeni giysiler almalıyım oluyor falan falan. Hepimizin bildiği hikaye.

Derdim bomboş bir evim olsun, ya da 2 tane rujum olsun bitmeden yenisini almayayım değil de elimdekinin hakkını vereyim daha çok. Şımarık çocuklar gibi biriyle oynamadan yenisini istemeyeyim. Tabii burada işin içine tasarruf da giriyor. Çünkü sonsuz bir bütçem ve koyacak yerim olsaydı fazla kozmetikleri dert etmezdim muhtemelen. Daha az almak ve dolayısı ile tasarruf etmek adına izlediğim en güzel yol bir birikim hesabı açmak. Ama öyle haybeye biriksin de bakarız gibi değil, yazın gidilecek tatil rotasının ismiyle bir hesap açmak ve bunu almayayım, hesaba parasını yatırayım oradan alacağım şunun parası olur demek. Bu taktik bende bir süredir işe yarıyor. İlla tatil olması da gerekmez tabii, telefon olur, bilgisayar olur, ev-araba olur artık sizi ne motive ediyorsa. Yukarıda bahsettiğim sosyal medyada takip edilenlerin sayısını azaltmak, firmaların mail aboneliklerinden çıkmak tasarruf anlamında da çok etkili 2 madde bana kalırsa.  Stokçu zihniyete kapılmamak, bir daha hiç indirim olmayacakmış gibi davranmamak, bir şey almaya niyetlenince en azından 1-2 saat düşünmek de bonus taktiklerim.

Dört numara; 

Sağlıklı beslenme! 
Bu konuda geçen yıldan beri çabalıyorum. Hala istediğim aşamaya gelemesem de gelişme olması mutluluk verici. Son aylarda en çok işimize yarayan taktik ise haftalık yemek listesi yapmak oldu. Magnetli bir yazı tahtası aldık ve buzdolabına yapıştırdık. Pazar günü, dengeli olmasına da dikkat ederek, en az 5 çeşit yemek yazıyoruz üzerine ve markete gidip ihtiyaçları tamamlıyoruz (2 gece dışarıdan yeme hakkımız var).  Hem haftada 2-3 defa markete gitme derdinden, hem de dolabı açıp dakikalarca ne vardı ne pişirsem acaba derdinden kurtuldum, bunu şiddetle tavsiye ediyorum. Ofiste geçen zaman için de nispeten sağlıklı sayılabilecek yoğurt, çerez, meyve, güzel bir çikolata vs gibi şeyler bulundurmaya başladım. Şu sabah kahvaltısı işini de çözebilirsem süper olacak.

Temelde yeni yıl kararlarım bu kadar olsa da her yıl olduğu gibi bu yıl da;
-İnsanları daha az dert etmeyi, 
-Hemen her şeye sıkıntı stres yapmamayı,
-Daha fazla hareket etmeyi,
-İzleyemediğim dizileri izlemeyi (friends ve shameless mesela)
-Belki yeni bir dil öğrenmeye başlamayı,
-Daha çok gezmeyi, daha çok eğlenmeyi ve anın tadını çıkartmayı unutmamayı da diliyorum.


Hepinize de gönlünüzden geçenleri gerçekleştirme gücü diliyorum ♥ 

21 Aralık 2017

Kiehl`s // Advent Calendar 2017



Bu Advent Calendar olayı her yıl bakıp bakıp iç geçirip, sonra da "aman boşver, ona o kadar para vereceğime gerçekten ihtiyacım olan 2-3 ürünü alırım" diyerek, kıyıp alamadığım ürünlerdendi. Bu yıl da muhtemelen öyle olurdu ama neyse ki eşimden hediye geldi :) İyi ki de gelmiş çünkü bu takvim olayını çok sevdim, hatta içinden çıkan çoğu ürün bildiğim, denediğim ürünler olsa da, açması  kurcalaması çok zevkli oldu. Her yıl gözüme kestirdiğim bir takvimi almayı planlıyorum bundan sonra. 

Kiehl`s in takvimine ve içindekileri gelecek olursak;


Kiehl`s bu yıl bir grafik tasarımcıyla çalışmış ve cıvıl cıvıl, eğlenceli bir ambalaj hazırlamış. Kutusu da kocaman, hem içi hem dışı hem de boyutu göze hitap edecek şekilde olmuş. İçinde çeşitli boylarda 24 farklı ürün var ve fiyatı 309TL. 

8 Aralık 2017

Bitenler // Aralık 2017



Milk Shake Chantilly Hair Cream; kokusu hoş, saçta ağırlık yapmıyor ya da yağlı bir görüntü oluşturmuyor ama çok da kayda değer bir etki yapmış gibi hissetmedim. Tekrar alıp almamak konusunda arada kaldığım bir ürün oldu.

LR Aloe Vera Extra Freshness Diş Macunu; severek kullanıyordum, LR`dan toplu bir sipariş verdiğimde 1-2 tane daha alabilrim.

Ducray Kelual DS Kepek Şampuanı; daha önce yazısını yazmıştım, kepek konusunda en memnun kaldığım ürünlerden birisi hala, yedekli şekilde kullanıyorum uzun zamandır.

Ducray Elution Devam Şampuanı; DS şampuanın devamında (aralarında) kullanılması tavsiye edilen bir şampuan. Şampuan olarak kötü değil ama kepek konusunda tek başına etkili olmuyor.  Fakat diğer şampuan kofre şeklinde daha uyguna geldiği için bu da yanında hediyesi olarak geliyor hep.

Caudalie Instant Detox Mask; pembe renkli değişik bir maskeydi. Yüzü inanılmaz geriyordu, sanki birisi yanlardan tutup derinizi çekiyormuş gibi bir hissiyat yaratıyordu. Bana oldukça konforsuz geldi, sonrasında da kayda değer bir etki hissetmediğim için tam boyunu almam.