2 Ocak 2018

Yeni Yıl Kararları ♥



Bir yılı daha devirdik, hayırlı olsun. 

2017`nin son günlerinde klasik karar almalar, hedef koymalar vs bir yana ben biraz aklımı boşaltmak istedim ve son hafta hemen hiçbir şeye kafa yormadım, yetişmesi gereken işleri de bir yana bıraktım. Çünkü genelde şöyle oluyor; kafamda bu hafta yapılması gereken 100 birimlik iş oluyor. Ben genelde 5-10 birimini yapabiliyorum ama yapamadığım 90 birimin yorgunluğunu taşıyorum. "Ah yetişmeyecek, tüh bu hafta da olmadı" nidaları havada uçuşuyor. 

Aralığın son haftası zihinsel dinlenmeyle geçince yeni yıl kararları da bu haftaya kaldı. Aslında bir yanım planlı olmayı, hedef koymayı, yapılanlara tik atmayı çok seviyor ama bir yanım da bu planlama ve plana yetişme halinin yorucu olduğu söylüyor. 

Bu yüzden 2018 hedeflerimden ilki;

Daha küçük hedefler koymak, daha gerçekçi planlar yapmak!
Hedefi büyük tutup olmadı diye moral bozmak yerine, olma ihtimali yüksek daha minimal hedefler ile mutlu olmak. Hiçbir işe yetişemiyorum kafasından çıkmak. Gidince evi şöyle bir güzel temizleyeyim değil de, ortalığı bir toplayayım, yarın da süpürge tutarım gibi. Bu ay 3 tane kitap bitireceğim değil de, her gün en az 15dk kitap okuyacağım gibi mesela.


İkinci önemli karar;

Zaman yönetimi!
Sadece yapılacakları yetiştirmek adına değil, daha kaliteli vakit geçirmek adına da önemli bir hamle. Bu noktada işe beni gün içinde en çok oyalayan şeylerin neler olduğunu bulmakla başlıyorum. Hemen hepimize tanıdık gelecek suçlular; telefon, çene çalma ve televizyon. Gün içinde instagramda çok fazla vakit harcıyorum farkında olmadan. Bunun önüne geçmek için takip ettiğim hesap sayısını azalttım, yine aynı şekilde zırt pırt mail-sms gelmesin ve dikkatim dağılmasın diye bir sürü reklam engellemesi yaptım, duyuru listelerinden çıktım. Gün içinde belki 1 saati telefonsuz geçirmek de hedeflerim arasında.

İş yerinde kalabalık bir odada oturduğum için gün içinde ister istemez sohbet muhabbet ortamı oluyor, gelen giden derken yapman gereken işe odaklanmak bazen imkansız bir hal alıyor. Bunun için henüz işe yarar bir çözümüm yok maalesef. İlk akla gelen şey bir kulaklık ve müzik fakat müzik dinlerken çalışmayı sevmiyorum. Odaklanmaya çalışmaktan başka çare yok gibi şimdilik.

Televizyon konusu da tam bir baş belası bizim için. "İzlemesek de sesi olsun" grubundanız karı koca, dolayısı ile geceleri hep açık oluyor. Gerçekten izlemesek de dikkat dağıtmaya yetiyor. Bunun için de en azından haftada 1 akşam televizyonu hiç açmama kararı aldık. Televizyonu açmayıp kitap okumak olabilir, dergi okumak olabilir, iş yapmak olabilir, kafa dinlemek olabilir hatta bilgisayar ile ilgilenmek de olabilir sadece TV o gece kapalı olsun yeter.

Üçüncü karar ise;

Minimalizm!
Durun hemen gülmeyin! Tam manasıyla minimalizm benim harcım değil. Öyle "ben minimalist oldum anne" demekle de hemen olabilen bir şey değil. Derdim, baktığımda beni yoran fazlalıklardan kurtulmak ve yeni fazlalıklar oluşturmamak. Evimin rafları çekmeceleri o kadar kalabalık ki unutulduğu için çöpe giden Pringles oluyor (ona çok acımıştım). Bir paket çerez bitmeden yenisi alınıyor ve açılıyor, bir cilt bakım ürünü bitmeden yenisi açılıyor eskisi aylarca kenarda kalıyor. Kilo verince giyilir giysileri alınıyor ve rafları dolduruyor ama kilo verince kutlamak için yeni giysiler almalıyım oluyor falan falan. Hepimizin bildiği hikaye.

Derdim bomboş bir evim olsun, ya da 2 tane rujum olsun bitmeden yenisini almayayım değil de elimdekinin hakkını vereyim daha çok. Şımarık çocuklar gibi biriyle oynamadan yenisini istemeyeyim. Tabii burada işin içine tasarruf da giriyor. Çünkü sonsuz bir bütçem ve koyacak yerim olsaydı fazla kozmetikleri dert etmezdim muhtemelen. Daha az almak ve dolayısı ile tasarruf etmek adına izlediğim en güzel yol bir birikim hesabı açmak. Ama öyle haybeye biriksin de bakarız gibi değil, yazın gidilecek tatil rotasının ismiyle bir hesap açmak ve bunu almayayım, hesaba parasını yatırayım oradan alacağım şunun parası olur demek. Bu taktik bende bir süredir işe yarıyor. İlla tatil olması da gerekmez tabii, telefon olur, bilgisayar olur, ev-araba olur artık sizi ne motive ediyorsa. Yukarıda bahsettiğim sosyal medyada takip edilenlerin sayısını azaltmak, firmaların mail aboneliklerinden çıkmak tasarruf anlamında da çok etkili 2 madde bana kalırsa.  Stokçu zihniyete kapılmamak, bir daha hiç indirim olmayacakmış gibi davranmamak, bir şey almaya niyetlenince en azından 1-2 saat düşünmek de bonus taktiklerim.

Dört numara; 

Sağlıklı beslenme! 
Bu konuda geçen yıldan beri çabalıyorum. Hala istediğim aşamaya gelemesem de gelişme olması mutluluk verici. Son aylarda en çok işimize yarayan taktik ise haftalık yemek listesi yapmak oldu. Magnetli bir yazı tahtası aldık ve buzdolabına yapıştırdık. Pazar günü, dengeli olmasına da dikkat ederek, en az 5 çeşit yemek yazıyoruz üzerine ve markete gidip ihtiyaçları tamamlıyoruz (2 gece dışarıdan yeme hakkımız var).  Hem haftada 2-3 defa markete gitme derdinden, hem de dolabı açıp dakikalarca ne vardı ne pişirsem acaba derdinden kurtuldum, bunu şiddetle tavsiye ediyorum. Ofiste geçen zaman için de nispeten sağlıklı sayılabilecek yoğurt, çerez, meyve, güzel bir çikolata vs gibi şeyler bulundurmaya başladım. Şu sabah kahvaltısı işini de çözebilirsem süper olacak.

Temelde yeni yıl kararlarım bu kadar olsa da her yıl olduğu gibi bu yıl da;
-İnsanları daha az dert etmeyi, 
-Hemen her şeye sıkıntı stres yapmamayı,
-Daha fazla hareket etmeyi,
-İzleyemediğim dizileri izlemeyi (friends ve shameless mesela)
-Belki yeni bir dil öğrenmeye başlamayı,
-Daha çok gezmeyi, daha çok eğlenmeyi ve anın tadını çıkartmayı unutmamayı da diliyorum.


Hepinize de gönlünüzden geçenleri gerçekleştirme gücü diliyorum ♥ 

4 yorum:

  1. Güzel kararlar uygulaması bedava :) İyi Yıllar***

    YanıtlayınSil
  2. Çok güzel kararlar almışsınız, hepsini kolayca alışkanlık haline getirmenizi dilerim :)

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız değerli