5 Nisan 2012

Daha Düz Daha Sade

görsel: Cosmopolitan Nisan 2012 sayısından alınmıştır


Havyar manikürden sonra duyduğum yeni bir manikür çeşidi. İsmi Jel manikür. Bu renk geçişini sağlamak için ojenin üzerine özel bir jel sürülüyor ve LED ışığa maruz bırakılıyormuş. İlk çıktığında profesyonel salonlarda gerçekleştirilen bu manikürün ev uygulamaları da Amerika`da satılmaya başlanmış.

Tek renk ojeler neden- ne zaman yetmez olmaya başladı acaba? Çatlayanı var, kendiliğinden desen oluşturanı var, leopar desenli tırnak çıkartmaları var. Her yerde bin bir türlü tırnak süsleme modelleri var. En son çıkan (gerçi henüz ülkemize gelmedi) şu havyar manikür var. Liste böyle uzayıp gidiyor. 

Kaçımız gerçekten içinden geldiği için farklılık istiyor, ister tırnağında, ister giyiminde ister yaşama biçimde, kaçımız bir zümreye dahil hissetmek için, cool görünmek için, geri kalmamak için ya da sadece özenme duygusunu köreltmek için farklı davranıyor? 

Bu tırnaklar bana Açlık Oyunları filmini hatırlattı...

Fantastik/ bilim kurgu adı altında sunulmuş senaryolar olsa da Capitol Şehri bazen çok gerçek değil mi? Kitabı ilk okuduğum anda (ki kesinlikle çok severek okumuştum, filmlerini değil kitaplarını tavsiye ederim, filmler olayın duygusunu hiç verememiş gibi hissetemiştim izlerken) "aaa gerçekten de böyle bir duruma doğru gidiyoruz" diye düşünmüştüm şaşkınlıkla...

Varsa bilmeyenler için ; Ciddi anlamda ezilenlerin ve ciddi anlamda ezenlerin oluşturduğu iki sınıftan ezenler grubu Capitol`de yaşıyor. Kendi kapalı bölgesinde yaşayan ve zenginlikten, lüksten ne yapacaklarını şaşıran bir toplum var. İnsanların giyim kuşamı, saç modelleri hatta erkeklerin sakal modelleri bile bir garip, uçlarda ve aşırı abartılmış...


İçinde olmadığım için ahkam kesmem ne kadar doğrudur bilemeyeceğim ama dışarıdan bakınca, ultra zenginlerin, sosyete diye tabir edilen kesimlerin -hadi bu kadar abartılı olmasa da- benzer hallerine denk gelmedim mi diye düşünüyorum dergilerde, internette... Denk geldim... 

İşte bu tırnak modellerini görünce bunlar geçti aklımdan. Belki de yeni çıkan her şeye hemen bu kadar atlamamak lazımdır. Belki biz her önümüze geleni bilinçsizce istediğimiz ve satın aldığımız için onlar bu kadar zengin oluyorlardır. 

Bazen kendimi bana yakışmayacağını bildiğim, belki bir durup düşünsem gerçekten hoşuma bile gitmeyecek olan nesneleri arzularken, bazen bu arzuları gerçekleştirmek uğruna benim bütçeme oranlara büyük paralar harcarken buluyorum. Çoğunlukla da bu tatmini mutlulukla bağdaştırıp kendimi kandırıyorum.

Ara ara kendime gelip, dönem dönem almaya çalıştığım o karar var yine aklımda bu aralar; "daha düz ve daha sade olmak" Hatta kim bilir belki tüketimimi bile azaltırım. Orada burada gördüm diye her yeni çıkan kreme, makyaj malzemesine ve giysiye saldırmam ve sadece gerekenleri alırım. Belki geçen yaz çok severek aldığım şeyleri daha fazla giyip hakkını veririm...Kim bilir...

3 yorum:

  1. O kadar makyaj blogu\ postu arasinda kafamdan gecenlerin oldugu cook anlamli bir yazi okudum tesekkurler

    YanıtlayınSil
  2. Ben teşekkür ederim :)O tarzda yazmayı da seviyorum ben ama arada bir bunları da hatırlatmamız gerekiyor kendimize sanırım...

    YanıtlayınSil
  3. http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=28175415

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız değerli